|
Karamürsel'in Tarihçesi
Karamürsel tarihi ve coğrafi yapısından ve Anadolu’da ki
çeşitli uygarlıklara köprü olma konumundan dolayı değişik
kültürlerinde merkezi halini almıştır. Bu nedenle
‘Uygarlıkların Bahçesi’ olarak adlandırılır. Güzel
Anadolu’nun tarihi süreç içindeki yaşam çeşitliliği, bizlere
bugüne kadar kesintisiz intikal eden kültürel zenginlikler
sağlamıştır. Sonra Anadolu da dışarıdan gelen göçlerinde
onun kültür birikimlerine yeni lezzetler kattığını belirtmek
gerekir. Karamürsel’in de bir Anadolu kenti olarak kültürel
bağlamda kendisine özgü özellikleri mevcuttur.’Ufacık
tefecik gördün de Karamürsel sepetimi sandın?’ deyimi bile
halk el sanatının edebi bir hicivle kültürel mesajlara
dönüşmesine katkı sağlayabilecek güzel bir örnektir. Bu
örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Karamürsel’in kimlik dokusunun ilk oluşumunda halk dilinde
‘Manavlar’ diye tabir edilen Oğuzların Kayı boyundan gelme
Türkmen – Yürük Etnik yapısı mevcuttur. Osmanlıların ‘reaya’
dedikleri Rum ve Ermeni varlığı da, bu bölgenin soysak ve
kültürel yapısına tesir etmiştir. Önemli ölçüde göç alan
Karamürsel, hiç şüphesiz Çerkez, Boşnak, Laz ve Gürcüler
diye adlandırılan diğer etnik kimlikli ailelerin gelenek ve
ananeleriyle daha da güçlü bir sosyal yapıya ulaşmıştır. Bu
zengin kültür mozaiğinin giyim kuşamdan yiyeceklere, inanç
ve günlük hayattan, toplumsal yaşam biçimine kadar her
alanda ayırım ve kayırımdan uzak karma bir bütünlük
sergilemiştir.
Karamürsel de giyim kuşamda en gözde kostüm bindallı
olmuştur. Has kadife ya da saten üzerine özel simlerle
hazırlanan bu tören kıyafeti, özel günler ve bayramlar için
sandıklarda saklana gelmiştir. Bu tip kostümler artık bugün
çok azalmıştır. Onun dışında bilhassa Çerkez ve Laz
köylerinde bu tip kostüm ve kıyafetler kullanılsa da bugün
bu tür giysilere pek rağbet edilmemektedir. Eski tarihlerde
Karamürsel de önemli ölçüde yaş koza üretilmesine rağmen
ipek halıcılık ancak 1975li yıllardan sonra ilçenin
köylerinde gelişme göstermiştir. Komşu belde Hereke’nin
bunda etkisi büyüktür. Ancak oya ve sarma gibi ince el ve
oya işlerinin Karamürsel’in köylerinde yoğun bir şekilde
gerçekleştiği yıllar yaşanmıştır. Öyle ki, ‘Sarma İşi
İşlemeciliği’ bu ilçede kendine özgü bir şekilde oluşmuş,
gelişmiş el emeği göz nuru olarak, Karamürsel’in el
sanatlarında, seçkin yerini almıştır.
Görülesi, gezilesi yerler...
KARAMÜRSEL’İN PİKNİK VE MESİRE YERLERİ
Başdeğirmen
Karamürsel’e bağlı Karapınar köyünün Güneyinde; Suludere’nin
süzülerek yarıp geçtiği toplam 180 dekarlık bir vadiyi
oluşturan Başdeğirmen, ilçenin en gözde ve aranılan piknik
ve mesire alanlarından biridir.
Samanlı Dağlarından beslenen Suludere’nin temiz, berrak ve
buz gibi sularının değerlendirildiği Başdeğirmen’de, Yusuf
Baş ailesince kurulan ve işletilen tesislerde, yılda 24 ton
alabalık yetiştirilmektedir. Aynı ailenin işlettiği ve
müşterilere, burada yetiştirilen alabalıkların pişirilerek
sunulduğu 250 kişilik kapalı 250 kişilikte açık olmak üzere
toplam 500 kişilik nezih bir balık lokantası da yaz- kış
hizmet vermektedir. Yeşilliklere bezenmiş ormanlara iç içe;
orada bulunanlara, kuş ve su seslerinin armonisini
fısıldayan harika bir ortamı bahşeden Başdeğirmen; sadece
ilçemizde değil, bölgemizde de tanınan enfes bir vadidir. 40
dekarlık alanda ailelerin kendi başlarına dinlenebilecek
imkânları sağlayan Başdeğirmen Tesisleri, ayrıca yüksek su
kapasitesi sayesinde kendi elektriğini ve doğal sebzelerini
üreten donanımlı bir altyapıya da sahiptir. Bu tesisleri,
ailelerin konaklayabilecekleri apart türü toplam 50 yataklı
dağ evleri de dahil edilmektedir.
225 yıllık tarihi bir çınar ağacının simgelediği ünlü mesire
yeri, 1912 yılı balkan Mabadelesin de Rumeli’den buraya göç
eden baş ailesince satın alınmış, zengin su yataklarının
yolu üzerinde olan bu vadiye iki adet su değirmeni inşa
edilmiştir. Baş sülalesinden iki kardeşin uzun yıllar
çalıştırdığı bu iki değirmen, kısa sürede bölgede rençberlik
yapan yüzlerce ailenin tahılını öğüttüğü bir un merkezi
haline gelmiştir.
Başdeğirmen, ilçe merkezini asfalt kara yoluyla 9 kilometre
mesafededir.
Sünni Baba
Karamürsel’e 8 kilo metre uzaklıkta yer alan bu sahada
mezarı olan bir evliyadan adını almış bulunan Sünni Baba
mesire yeri, takribi 50 dekarlık bir alan içindedir. Asırlık
Karaağaç ve gürgen ağaçlarının gölgelediği bu yeşil alan,
Kocaeli İl Genel Meclisinin sağladığı ödenekle, Kocaeli
Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğünce yeniden düzenlenmiş ve
halkla açık bir park haline getirilmiştir. Bilhassa yaz
aylarında ailelerin rağbet ettiği Sünni Baba piknik ve
mesire sahasında, insanların ihtiyaçları göz önünde
tutularak masalar, oturma yerleri, gezi alanları, şadırvan,
mescit ve kantin gibi sosyal ünitelerde yapılmıştır. Mesire
yeri Osmaniye köyü sınırları içinde olup bu köyün
muhtarlarınca yönetilmektedir.
İzmit Körfezinin enfes bir şekilde seyredilmesine imkân
sağlayan Sünni Baba piknik ve mesire yeri, diğer yandan da
Samanlı Dağlarının tertemiz havasını, kendisini ziyaret
edenlere sunmaktadır.
Gürgenlik
Karamürsel’in Tahtalı köyü sınırları içinde bulunan ve
devasa gürgen ve kayın ağaçlarının süslediği Gürgenlik
piknik ve mesire yeri, ilçenin en bakir vadilerinden
biridir. Hoş manzarası, oksijen yüklü havası ve pırıl pırıl
pınarları ile insanları cezbeden bu doğa harikası alan,
yeterince bilinmediğinden ya da değerlendirilmediğinden, son
yıllarda ancak meraklılarını ağırlayabilmektedir. Fakat
Gürgenlik, özgür bir ormanlık olması sebebi ile Türkiye’nin
en büyük coğrafya dergisi olan Atlas’ta yer almıştır.
Mini mini gölcüklerin ayrı bir çeşni verdiği Gürgenlik, ilçe
merkezine 25 kilo metre mesafede olup 2000 yılı itibariyle
tamamlanamamış bozuk bir şose ile buraya ulaşabilmektedir.
Yaklaşık 60 dekarlık büyük bölümü ormanla kaplı bu vadi,
milli park özelliği taşıması bakımından da önem taşıyan, az
bulunur bir mesire yeridir.
Akpınar Suyu
Orman Bakanlığı Milli Parklar Genel Müdürlüğüne milli park
olarak tescil edilen ve düzenlenen Akpınar Suyu piknik ve
mesire alanı, gerekli özen ve bakım gösterilmediğinden daha
sonra bu vasfını kaybetmiştir. Aynı adla anılan ünlü memba
suyu, bu saha içindedir. Orman ıslah çalışmaları
yapıldığımda bu alan da, aranılan ölçüde yoğun ağaçlık 2000
yılı itibari ile oluşmamıştır. Ancak yüksek rakımlı olması
sebebi ile havası ve memba suyu başta olmak üzere bu
civardaki bütün sular mükemmeldir. İlçeye şose yolla
uzaklığı 15 kilo metredir ve Akpınar köyü sınırları içinde
yer almaktadır.
Oluklu Tepesi
İzmit Körfezi ile Marmara Denizinin bir bölümünün en güzel
izlendiği noktalardan başlıca olan Oluklu Tepesi, bölgeye
hâkim en yüksek alanda olması yüzünden büyük ilgi çeken bir
piknik sahasıdır. Aynı adı alan köyün sınırları içinde
bulunan Oluklu Tepesi, deniz, güneş ve temiz havanın bir
arada buluşması sebebi ile halk arasında ‘ Âşıklar Tepesi’
olarak da anılmaktadır. Romantizmin en güzel yaşanabileceği
köşe olarak vasıflandırılan Oluklu Tepesinin
değerlendirilmesi halinde, çok aranılan bir dinlenme merkezi
olacağı ortadadır.
Oluklu Tepesi, Karamürsel İznik devlet karayolu üzerinde
olup, Karamürsel’e 7 kilo metre mesafededir.
Ayrıca Suludere, Akpınar, Osmaniye ve Senaiye (Başkiraz)
köylerinin sınırları içinde yer alan Samanlı Dağlarında, dağ
gezileri ve kampları için çok elverişli alanlar mevcut olup
bu doğa harikası alanların, dağ turizmine son derece uygun
olduğu bilinmektedir. Neticede bu bakir alanlarda, aynı
şekilde değerlendirilmeyi beklemektedir. |